
Yüce Sezar yaptığı onca sefer, feth edilen onca toprak, kazanılan onca başarıdan sonra Roma'ya döndüğünde ne oldu? Kendi meclisinde öldürüldü. onca kişi Sezar'a bıçak darbelerini vururken o neyi gördü? Brütüs'ü! oğlu babasına bıçağı saplayan onca İnsanın arasında idi. ve oğluna dönüp son sözlerini söyledi? "et tu, brute?" (sen de mi, brütüs?)
peki sezar neden oğlundan bıçak yedi? neden katledildi? bu kadar şerefsiz mi yaşadı? yada herkesin tavuğuna kışt mı dedi? sarayda günün gün mü etti ki kimseye bir damla koklatmadı zevkten sefadan? Sezar ne yaptı ki böyle bir ölümü, böyle bir sonu oldu?
Sezar tek bir şey yaptı. herkese merhamet gösterdi? sıkıntısı olanı, derdi olanı, bir günü bir günü tutmayan insanları kolezyumuna aldı. etrafında olan olayları umursamaz bir tavır ile izlemek yerine ilgilenmeye çalıştı.
onu satana, ihanet edene merhamet gösterdi, herkese ikinci bir şans verdi. ve insanlara güvendi.
peki o insanlar? frank'in dağlarında, arap'ın çölünde onunla birlikte oldular mı? hayır. karısı bile ihanet etti. oğlu, yeğeni herkes. ve sezar belki ölümünden sonra tekrara yaşasaydı bazı şeyleri farklı öğrenecekti. yada unutup gidecekti olanları. bilgeliğinin, merhametinin derinliğinde yakacak ve o insanlara bir şans daha verecekti. o insanlar bilmese de o bilecekti.
işte bu güzelliğin insanlığın ve mutluluğun tablosuydu. o ve onun gibi diğer kişiler için.
ama ben hiç bir yazıyı nesnel bırakmam işte bu yüzden:
senin en çok merhamet ettiğin kişi,
seni sırtından ilk bıçaklayacak kişidir.
benim en fazla güvenmediğim insan kendimdir.
diğerleri için bir şans göremiyorum.
sezar mutlu olabilirdi ama yeni rakı m.s. 1837'de keşfedildi.
tuğrul gökhan yıldız
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder