-Neden?
-Bilmiyorum. Ama şunu biliyorum ki bugün yazmak istemiyorum.
-İki, üç şey yazınca kendini bir şey zannettin değil mi?
-Ne alakası şimdi bununla. Ben bir şeyler yazarım, çünkü aynı şeyleri aynı ölçüde söyleme kabiliyetim yoktur. Kim nasıl okursa öyle anlasın isterim.
-Hmm. Şimdi zannediyor musun ki sana güzel şeyler söyleyeceğim? Hayır.
-Bekleyen de yok zaten. Senin ağzından güzel bir şeyler duymak için senin standartların altına girmek lazım.
-Tamam tamam. Sus biraz. Bugün sen gününde değilsen ben hiç değilim.
-Zaten bir şey dememenden belli. Bugün yine ıska geçtin bizi.
-Üç tane yıldız koyacaktın değil mi?
-Evet. nereden bildin?
-Bilirim ben. Kimyadan yine çakmışsın. Onuda biliyorum.
-Onu ben bile bilmiyordum(YALAN)
-Yalan söylediğin gözlerinden okunuyor.
-Gözlerimden bir şey okuyamazsın, çünkü onlar bana verilen tek hediye.
-Kim verdi?
-Bana söylemediğin birşeyler mi var?
-Evet var.
-Mesela?
-Soru sorup durmandan sıkılmam gibi.
-İstediğin kadar sıkıl. Sen yine de göremiyorsun?
-Neyi?
-Ben senim. Sen bensin.
-Peki o kim?
-Dünyada iki kişi vardır. Biri siyahtır, diğeri beyaz. İşte, bu yüzden o diye bir şey yok.
-N'oldu, güneşin batı yakasından sıkıldın mı?
-Hayır. Neden kine?
-Yok merak ettim sadece. Artık yazmıyorsun da.
-Güneşin Batı Yakasını mı?
-Evet. Yazacak daha önemli şeyler mi buldun? Yada sıkıldın mı?
-Bir şeyi yazmadığım, unuttuğum anlamına gelmez.
-Artist seni!
-Ne kadar zaman oldu başlayalı?
-Neden bahsediyorsun?
-Başlayalı diyorum. Ne kadar zaman oldu?
-Her doğru her yerde söylenmez bilmiyor musun?
-Çünkü korkuyorsun. Sende herşeyi yapacak özgüven var. Ha, bir şey hariç.
-Neymiş o?
-Sen benden daha iyi bilirsin.
-Sen güzele inanır mısın?
-Evet.
-Hatta puanlamaya da inanırsın?
-Evet.
-Hatta ve hatta, sen biri gidince diğerine geçersin, geriye bakmazsın. Değil mi?
-Evet.
-İyi küfür ettim şu an biliyor musun?
-Neden? Herkes aynı şeyi yapmaz mı?
-Hayır. Çünkü;
"Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir."
-Kim demiş bunu?
-Tolstoy.
-Son olarak eklemek isteyeceğin bir şey?
-Orhan Veli söylemiş benim yerime,
"Benim de mi düşüncelerim olacaktı,
Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım,
Sessiz, sedasız mı olacaktım böyle?
Çok sevdiğim salatayı bile
Aramaz mı olacaktım?
Ben böyle mi olacaktım?"
Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım,
Sessiz, sedasız mı olacaktım böyle?
Çok sevdiğim salatayı bile
Aramaz mı olacaktım?
Ben böyle mi olacaktım?"
-İyi demiş.
-Tabi ki.
-Saygılarımla.
-Saygılarımla.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder