18 Mayıs 2010 Salı

KAFAMA SIKAR GİDERİM...

Aslına bakarsanız bir ara düşündüm. Sadece yazmak için mi yazıyorum diye buraya. Yazdığımı anlayan çıkacak mı diye düşündüm. Ya da "üffff, salak işte" diyenler mi çıkacak diye?
O kadar çok okunmadığımı farkedince bir anda beni okuyan kişi sayısına taktım kafayı. "Beyazların da siyah gölgesi olur." düşüncesini anlatmak mı idi kaygım ya da o anda ne yazmak istiyorsam onu yazmak mı?
sonunda yerine oturduğunu fark ettiğim de ise neyi nereye koyduğumu bilmedim. Her zaman bir şeyler hakkımda bir şeyler mi söylemem gerekiyordu, her zaman düşünceleri mi aktarmam mı; yada sadece beni anlayacakları ortamlarda beni anlayan insanlar hakkında konuşmam mı?
"Akıllı adamlar söyleyecek sözleri olduğu için, aptallar illa konuşmak zorunda oldukları için konuşurlar." Bunu söyleye bilmek için o kadar akıllı mıydım, bilmiyorum ama şunu biliyorum.
Eğer orada orada sadece bir kişiye bile ulaşabiliyorsanız. İşte bütün herşey bundan ibarettir.


...
...
Zaten ben kafama sıkıp gitmesemde kafama sıkacak biri bulunur.
Saygılarımla.

1 yorum:

marley dedi ki...

bay istemezük nedir bu vicdan azabı çektirme politikanız..bendeniz bir anlam verememiş bulunmaktayım bu işkence yöntemine...lütfen biraz daha insaflı olunuz!! (isteyerek mi yaptımmm yaaa,ölgü gitti bitti vicdanım)